banner73
17 Aralık 2017 Pazar

'Kıdem tazminatı iş barışını olumsuz etkiliyor'

Çalışma yaşamına 'güvenceli esneklik' geliyor

Bakan Soylu, bugünTBMM komisyonuna sunulması beklenen iş hayatına esneklik getirecek düzenlemenin ayrıntılarını anlattı.

08 Şubat 2016 Pazartesi 10:22
Çalışma yaşamına 'güvenceli esneklik' geliyor

İstanbul - DÜNYA

Çalışma yaşamında geçici iş ilişkisi ve uzaktan çalışmayı kapsayan güvenceli esnekliği hayata geçirecek düzenlemeler yapılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, uzaktan çalışma, tele çalışma, evden çalışma esnekliğini sağlayacak, kadınları, gençleri, doktora ve master öğrencilerini sigortalı iş hayatına kazandıracak, iş hayatına esneklik getirecek çalışmayı bugün Meclis komisyonuna sunacaklarını açıkladı.

Önceki gün yanında ÇSB Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder ve SGK Başkan Yardımcısı Cevdet Ceylan olduğu halde İstanbul Üsküdar’daki SGK Misafirhanesi’nde bir grup ekonomi gazetecisi ve köşe yazarıyla bir araya gelen Bakan Soylu, çalışma hayatına ilişkin bir dizi önemli açıklamalarda bulundu. Bu yıl işyerlerinin kayıtdışı çalışma ile iş sağlığı ve güvenliği bakımından sıkı bir biçimde denetleneceğini duyuran Bakan Soylu, bir gün bile çalışanın kıdem tazminatını alacağı bir modeli amaçladıklarını kaydetti. 

Uzaktan çalışma düzenleniyor 

‘Güvenceli esneklik’ ile ilgili düzenlemelerin, Türkiye’de istihdam genişletici reformlardan biri olacağını kaydeden Bakan Soylu, bu konuda hazırlanan bir sunumu da gazetecilerle paylaştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder’in aktardığı sunumda yer alan bilgilere göre: 

• Güvenceli esneklik yaklaşımıyla, evden çalışma ve tele-çalışma mevzuatta uzaktan çalışma olarak düzenleniyor. 

• İş hayatı ile alile hayatının uyumu esas alınarak, doğum izni kullanan, yarı zamanlı çalışanlar iş güvencesine kavuşuyor. 

• Kayıtdışı olarak evlerde yapılan işler ile mevsimlik tarım işleri istihdam güvencesi olan ve sigortalı işlere dönüşüyor. 

Geçici iş ilişkisi genişletiliyor 

Güvenceli esneklik yaklaşımıyla, geçici iş ilişkisi kurma imkanının verileceğini belirten Önder, AB Yönergesi ve ILO normlarına uyumlu olarak getirilen düzenlemelerle, işçinin iş görme edimini yerine getiremediği ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı hallerde, mevsimlik tarım işlerinde, ev hizmetlerinde, işletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde, iş güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde etkileyen zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması, işletmenin iş hacminin öngörülemeyen şekilde artması ve dönemsellik arz eden iş artışları halinde geçici iş ilişkisi kurulabileceğini kaydetti. 

Verilen bilgiye göre, geçici iş ilişkisi ile işçinin askerlik hizmeti, yıllık izin, hastalık hali, doğum izni gibi iş görme edimini yerine getiremediği hallerde işini kaybetme kaygısı olmaksızın güvenceyle esnek çalışma imkanı getiriliyor. 

Toplu pazarlık süreci korunacak 

Düzenlemede, ev hizmetleri ve mevsimlik tarım dışında geçici iş ilişkisine 4 ya da 8 ay gibi süre sınırlamaları getirilecek. Ayrıca, iş hacmi artışında işyerindeki daimi işçi sayısının dörtte biri olacak şekilde kota uygulanacak. İşveren işten çıkardığı işçisini, 6 ay içerisinde geçici işçi olarak çalıştıramayacak. Son altı ay içerisinde toplu işçi çıkarma yapılması halinde de geçici işçi çalıştırılamayacak. Grev ve lokavt esnasında geçici işçi çalıştırılmamasını öngören düzenlemeye göre, geçici işçi çalıştıran işveren, işyerindeki istihdam durumunu işyeri sendika temsilcisine bildirmekle de yükümlü olacak. 

Daimi işçiliğe geçiş imkanı geliyor 

TBMM komisyonuna gelmesi beklenen düzenleme ile geçici işçi çalıştıran işveren; işyerinde açık iş pozisyonlarını öncelikli olarak geçici işçiye bildirecek. Çocuk bakımı, kantin, ulaşım imkanları ve benzeri çalışma koşulları açısından işçisiyle emsal yapan iş yapan geçici işçi arasında esaslı bir neden olmadıkça ayrım yapamayacak. Geçici iş ilişkisi sözleşmesinin tamamlanmasına rağmen geçici işçiyi çalıştırmaya devam ederse o işyerinde daimi sayılacak. Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşlarında, yer altında maden çıkarılan işyerlerinde ve aynı iş için 6 ay geçmedikçe geçici iş ilişkisi kurulamayacak. 

Yeni trendlere cevap verecek 

İş Kanunu'na göre işverenin işçisini, holding bünyesi içinde veya yapmakta olduğu benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene altı ayı geçmemek ve en fazla 2 kez yenilenmek üzere geçici olarak devredebildiğine dikkat çeken Bakan Soylu, “2003 yılından bu yana mevzuatımızda bulunan bu sınırlı düzenleme çalışma hayatının ihtiyacını karşılamıyor. OECD’de en katı iş kanunları Türkiye’de. Oysa, 2023’te iş gücüne katılımı yüzde 55’e ulaştırma, işsizliği ise yüzde 5’e düşürme hedefimiz var. İstihdamı zenginleştirmeden ve çeşitlendirmeden bu katılığı aşmak mümkün değil. Güvenceli esneklik düzenlemeleri ile kayıt dışı olarak evlerde yapılan işler, mevsimlik tarım işçileri, istihdam güvencesi olan ve sigortalı çalışılan işlere dönüşecek. Çalışma ortamında sıkıntı olmaması için tarafl arla istişare ettik ve tedbir düşündük. Daimi işçi de geçici işçi de güvence altında olacak” diye konuştu. 

Düzenlemenin kadınlar, master ve doktora öğrencileri ile engellilerin geçici iş ilişkisi kurarak sosyal güvenliğe kavuşacağını belirten Bakan Soylu, iş hayatında yeni trendlerin ortaya çıktığını, kimi vatandaşların örneğin 3-4 ay çalışıp, 8 ay gezmeyi ya da farklı faaliyetler içinde bulunmayı tercih ettiklerine de dikkat çekerek, geçici iş ilişkisine yönelik düzenlemelerin bu ihtiyaçlara da cevap vereceğini vurguladı.

Bakan Süleyman Soylu'dan iş dünyasına önemli mesajlar

- İşyerlerine sıkı denetim başlıyor: Bu yıl gündemimizde iki mesele öncelikli: Kayıtdışı ile mücadele ve iş sağlığı ve güvenliği. Seçim dönemlerinde bazen bu konular biraz arka planda kalabiliyor. Açık söylüyorum 2016 denetim yılı olacak. Bu yıl işverenlerimiz için bu konularda sıkıcı bir yıl olabilir. Denetim derken, cezalandırcı tarzda, milleti canından bezdirecek bir denetimden bahsetmiyoruz. Rehberlik eden denetimler olacak. Ama bu yıl kimse bizden bu konuda müsamaha da beklemesin. Madencilik başta olmak üzere sektörel denetimleri de sıkılaştıracağız. 

- Suriyeli mülteciler hem 4A hem 4B çalışacak: Suriyeli mülteciler konusunda önemli adımlar attık. Artık çalışma hayatı içinde olabilecekler. Hem çalışabilecekler hem de iş kurabilecekler. Teknik söylersek hem 4A hem 4B olarak. Bu konuda kendi iç istihdam piyasamızı korumaya yönelik tedbirler de ortaya koyduk. Yüzde 10 kota getirdik. Ayrıca il bazında ikamet kotası koyduk. Kota sadece mevsimlik tarım işçiliği ve hayvancılıkta konulmadı. Asgari ücretin altında çalıştırılmaları da mümkün olmayacak. Suriyeli mülteciler de aynı mevzuat içinde çalışacaklar. 

- 1 gün çalışan bile tazminat alacak: 2015’te 14 milyon çalışan, 18 milyon çıkış bildirgesi var. Bunun sadece yüzde 14’ü kıdem tazminatını almış görünüyor. O da kağıt üzerinde. Bu, tazminata ulaşamama oranı en az yüzde 86 demek. Bir önceki yıl 19 milyon çalışan, 16 milyon çıkış bildirgesi vardı. Bunu mutlaka çözeceğiz. Bir gün çalışanın bile karşılığını kendi fon hesabında görmesini sağlamayı amaçladık. Kıdem tazminatı fonu çalışma hayatına güvence getirecek. Hem işçi hem işvereni koruyacak. Fon olarak siciliniz iyi değil diyenler de var. İşsizlik fonunda 93 milyar liranın üzerinde birikim var. ”Kıdem tazminatı ile işsizlik fonu bir arada olur mu” diye soranlara da ‘evet, olabilir’ diyoruz. Birbirlerini destekleyen unsurlar. Kimin yöneteceği o kadar önemli değil, herkes yönetsin, önemli olan insanlar çalışmasının karşılığını alabilsin. 

- GSS borcu torba yasa ile silinecek: 18-29 yaş arası yaklaşık 5 milyon gencin 9 milyar liraya varan Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu ilk çıkacak torba yasa ile silinecek. Bu bizim seçim taahhüdümüzdü. Buradaki gelir testi ve benzeri bürokratik tüm işlemleri sadeleştirerek, kolaylaştıracağız. Milyonlarca genci ilgilendiriyor. Önemli bir reform hazırlığımız da var konuyla ilgili. Özellikle üniversiteyi kazanamayan ya da çalışmayan gençlerin ödemesi gereken primler konusunda tüm bürokratik aksamalar ortadan kaldırılacak. Özellikle gelir testi konusunda yaşanan sıkıntılar sona erecek.

Fi Yapı’da da vinç olayında da karara rağmen inşaat devam etti

Son olarak Esenyurt’ta Fi Yapı inşaatında asansörün düşerek 3 işçinin hayatına mal olan iş yeri kazalarını değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, “Biz o inşaatta iş güvenliği açısından sorun olduğunu, standartlara uygunsuzluk olduğunu tespit ettik. Tutanak tutuldu. Mülki birimler dahil ilgili birimlere de kapatılması gerektiği bildirildi. Tespit yapıldı, müdahale edildi ancak kaçak çalışma engellenemedi. Burada büyük bir boşluk var. Mülki birimlerin suçlanmasını da doğru bulmuyorum. Sabahtan akşama orada güvenlik gücü tutamazsınız. Ama daha zorlayıcı tedbirler alınması gerekiyor. 

Bu toplumsal bir sorun. Öyle de mücadele etmek gerekiyor. Fi Yapı’dan önce Küçükçekmece’de bir vinç düştü, biliyorsunuz. O da aynı şekilde. Kapatılmış ve vincin oradan kaldırılması talimatı verilmiş bir yerdi. Ama gene çalıştı. Bu Türkiye’nin ortak derdi. Bu derde karşı boşluk bırakmayan adımları atacağız. İnsan hayatı ekonomi çerçevesinde değerlendirmenin çok ötesinde anlam taşıyor. Rakamlara sıkıştırılacak, bir matematik problemi değildir. İnsan bir büyüme unsuru olarak görülüp, araçsallaştırılacak bir unsur da değildir” diye konuştu. Bakan Soylu, 10-12 Mayıs’ta yapılacak işçi sağlığı ve güvenliği kongresinde de bu konuların ele alınacağını kaydetti.


Kaynak: Dunya.com

    Yorumlar

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV