banner73
16 Aralık 2017 Cumartesi

'Kıdem tazminatı iş barışını olumsuz etkiliyor'

TÜRK CEZA KANUNU’NDA ŞİRKETLER İÇİN ÖNGÖRÜLEN GÜVENLİK TEDBİRLERİ

28 Mart 2011, 13:33
TÜRK CEZA KANUNU’NDA ŞİRKETLER İÇİN ÖNGÖRÜLEN GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Mustafa Yavuz
TÜRK CEZA KANUNU’NDA ŞİRKETLER İÇİN ÖNGÖRÜLEN GÜVENLİK TEDBİRLERİ
 
 
Yazar:Mustafa YAVUZ*
Yaklaşım / Mart 2011 / Sayı: 219
 
I- GİRİŞ
Kendisini oluşturan gerçek kişilerin üzerinde, onlardan bağımsız bir varlığı ve belirli bir amacı bulunan örgütlenmiş kişiler ile belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarına tüzel kişi (hükmi şahsiyet) denir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile getirilen yeniliklerden biri de tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulamasıdır. Ceza hukukuna göre güvenlik tedbirleri(1), suç işleyenlerin topluma kazandırılmasını sağlamak ve onlardan ya da kullandıkları araçlardan doğan tehlikeleri önlemek amacıyla öngörülen tedbirlerdir.
TCK’da tüzel kişiler için öngörülen güvenlik tedbirleri, aynı zamanda özel hukuk tüzel kişisi olan anonim, limited, kolektif ve komandit şirketler (şahıs ve sermaye şirketleri) hakkında da uygulanacaktır.
Bu çalışmamızda, tüzel kişilerin cezai sorumluluğuna genel olarak değindikten sonra, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre şirketler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar üzerinde durulacaktır.
II- TÜZEL KİŞİLERİN CEZAİ SORUMLULUĞU
Anayasa’da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin gereği olarak sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Tüzel kişilerin fiil ehliyeti, isnat yeteneği veya kusurundan bahsedilemeyeceği için işlenen bir suç nedeniyle tüzel kişiler hakkında cezai yaptırım uygulanamaz ve bunlar bir suçun faili olarak kabul edilemezler. Ancak bu durum, işlenen suç dolayısıyla tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlar uygulanmasına engel değildir. Çünkü tüzel kişiler toplum yaşantısına etki edebilecek faaliyette bulunabilir, mevzuata aykırı işlemlerle kazanımlara sahip olabilir ve kanunlara aykırı faaliyetlerin icrasında araç olarak kullanılabilirler.
Bu kapsamda, 5237 sayılı TCK’nın 20. maddesinde ceza sorumluluğunun şahsi olduğu ve tüzel kişiler hakkında cezayaptırımı uygulanamayacağı hükme bağlanmış, ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımların saklı olduğu belirtilmiştir. Bir başka anlatımla, işlenen suç dolayısıyla tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği ve bu tedbirlerin bir ceza yaptırımı olmadığı TCK’da kabul edilmiştir. Ceza hukukunun alanı dışında, tüzel kişilere idari yaptırım niteliğinde para cezası da verilebilir. Ancak idari para cezası, bir güvenlik tedbiri olmayıp sadece idari bir işlemdir.
Tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanmasının amacı, herhangi bir suçtan yararlanan hiçbir kimsenin (gerçek-tüzel kişi) sorumluluktan kaçamamasını ve bu durumun yanlarına kâr olarak kalmamasını sağlamak, bu suretle gerçek kişilerin tüzel kişileri kullanıp suç işlemesini önleyerek toplumu suçtan korumaktır(2).
Güvenlik tedbiri sadece özel hukuk tüzel kişileri (ticaret şirketleri, dernekler, vakıflar, siyasi partiler vb.) hakkında uygulanabilir. Kamu tüzel kişileri hakkında ise TCK’da öngörülen güvenlik tedbirleri uygulanmaz.
III- ŞİRKETLER HAKKINDA GÜ-VENLİK TEDBİRİ UYGULAMASI
TCK’nın “Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri” başlıklı 60. maddesinde; bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkumiyet halinde iznin iptaline karar verileceği, müsadere hükümlerinin yararına suç işlenen özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bir suç nedeniyle şirketler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerine, her suç bakımından değil, kanunda özel olarak belirtilen hallerde hükmedilebilir. Bu kural TCK’nın 60/IV. maddesinde, “Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.” şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla bir suçu düzenleyen kanun maddesinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedileceği açıkça belirtilmedikçe, şirketler hakkında herhangi bir güvenlik tedbiri uygulanamaz. Öte yandan, şirketler hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için öncelikle bir suçun işlenmesi gereklidir. Suç niteliği taşımayan eylemler (örneğin kabahatler) dolayısıyla şirketlere güvenlik tedbiri uygulanmaz.
Şirketler dahil tüzel kişiler hakkında hükmedilen güvenlik tedbir(ler)ine ilişkin ilam mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilir ve infaz defterine kaydedilir. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, güvenlik tedbirini içeren bu ilam, tedbirin niteliğine göre ilgili şirketin faaliyetine izni vermeye yetkili makamlara bildirilir. Bu makamlarca yargı kararının gereği yerine getirildikten sonra durum Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilir ve ilam mahkemeye iade edilir (İnfaz Tüzüğü(3) md. 63).
IV- ŞİRKETLER İLE İLGİLİ UYGULANACAK GÜVENLİK TEDBİRLERİ
A- FAALİYET İZNİNİN İPTALİ
TCK’nın 60. maddesinde şirketler hakkında öngörülen ilk güvenlik tedbiri, faaliyet izninin iptalidir. Bu tedbire başvurulabilmesi için bir takım şartlar mevcut olmalıdır. Buna göre; ilgili şirketin bir kamu kurumunun verdiği izin çerçevesinde faaliyet göstermesi (tüzel kişiler genellikle kamu makamlarının verdiği bir izne dayalı olarak faaliyet icra ederler) ve işlenen suçla verilen iznin kullanılması arasında nedensellik bağının bulunması, suçun şirketin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle işlenmiş olması (şirketin organ veya temsilcisi olmayan bir kişinin şirket yararına suç işlemesi halinde güvenlik tedbiri uygulanamayacaktır) ve bunlar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi (yargılama aşamasında güvenlik tedbiri kararı verilemez, ayrıca cezanın tecil edilmiş olması güvenlik tedbirine hükmedilmesini etkilemez), suçun kamu kurumunca verilen iznin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle kasıtlı olarak (taksirli suçlarda uygulanmaz) ve şirket yararına işlenmiş olması, kanunda ilgili suç tipinde “tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanacağına” ilişkin düzenlemenin bulunması gerekir. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi durumunda faaliyet izninin iptali şeklindeki güvenlik tedbiri mahkeme tarafından karara bağlanabilir(4). Söz konusu karar alınırken şirketin faaliyet izni kapsamındaki hangi yetkilerinin kötüye kullanıldığı, yararına olup olmadığı, nedensellik bağının bulunup bulunmadığı gibi hususlar açıkça ortaya konulmalıdır. Çünkü uygulanacak olan güvenlik tedbiri şirket açısından bir hak yoksunluğuna neden olacaktır.
Bu tedbire hükmedilmekle şirketin hukuki varlığı sona ermemekte, sadece iptal edilen iznin konusuyla sınırlı olarak belli bir süre ya da koşullarda faaliyette bulunmasına engel olunmaktadır(5).
Örneğin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinden elde edilen gelirlere meşruiyet görüntüsü kazandırmak için bir döviz bürosunun kullanılması halinde, bu döviz bürosunu işleten şirketin, döviz bürosu işletmek için aldığı izin iptal edilecektir. Yine, ilaç üretmek için izin alınmış olan bir laboratuarda uyuşturucu veya uyarıcı madde üretimi yapılması durumunda da aynı sonuç doğacaktır. Bankacılık faaliyeti çerçevesinde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun işlenmesi halinde Bankacılık Kanunu’na göre verilen faaliyet izninin iptaline karar verilebilecektir. Kamu makamları tarafından verilen ithalat izni vasıta kılınarak kişilerin dolandırılması halinde de durum aynıdır. GSM operatörü kuran ve işleten bir şirketin, abonelerine ait bazı bilgileri başka bir şirkete veya kişilere kullandırması durumunda söz konusu şirket hakkında iznin iptaline de hükmedilebilir.
Güvenlik tedbirinin süresi TCK’da belirtilmemekle birlikte, anılan Kanun’un 3/I. maddesindeki genel kural gözetilerek fiilin ağırlığı ile orantılı bir süre tespit edilmesi uygun olacaktır(6). Ancak, kimi yazarlar zamanaşımı süreleri içinde belli bir süreye bağlı kalınmaksızın bu güvenlik tedbirinin uygulanabileceğini kabul etmektedir.
B- MÜSADERE
Müsadere; iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen, suçtan meydana gelen veya üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım satımı yasak olan eşya veya ekonomik değerlere el konulması ve mahkeme kararı ile mülkiyetin devlete geçmesidir.
Buna göre, bir şirket yararına işlendiği belirlenen suç bakımından, müsadere hükümlerindeki koşullar da gerçekleşmiş ise, TCK’nın 54 ve 55. maddeleri çerçevesinde o suçla bağlantılı olan eşya veya kazancın müsaderesine hükmedilecektir.
V- ŞİRKETLER HAKKINDA GÜ-VENLİK TEDBİRİ UYGULANABİLECEK SUÇLAR
Şirket ve diğer özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerine, her suç bakımından değil, kanunda özel olarak belirtilen hallerde hükmedilebilir. TCK’da bu tedbirin uygulanabileceği suçlar; soykırım (md. 76), insanlığa karşı suçlar (md. 77), soykırım veya insanlığa karşı suç işlemek amacıyla örgüt kurmak (md. 78), göçmen kaçakçılığı (md. 79), insan ticareti (md. 80), insan üzerinde deney (md. 90), organ veya doku ticareti (md. 91), tehdit, şantaj, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (md. 106-111), haberleşmenin gizliliğini ihlal (md. 132), kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (md. 133), özel hayatın gizliliğini ihlal (md. 134), kişisel verilerin kaydedilmesi (md. 135), verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (md. 136-137), verileri yok etmeme (md. 138-140), hırsızlık (md. 141-147), güveni kötüye kullanma (md. 155), dolandırıcılık (md. 157-160), çevrenin kasten kirletilmesi (md. 181), uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçları (md. 188), müstehcenlik (md. 226), fuhuş (md. 227), kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (md. 228), ihaleye fesat karıştırma (md. 235), edimin ifasına fesat karıştırma (md. 236), fiyatları etkileme (md. 237), kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma (md. 238), ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (md. 239), mal veya hizmet satımından kaçınma (md. 240), tefecilik (md. 241), bilişim sistemine girme (md. 243), sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (md. 244), banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (md. 245), rüşvet (md. 252), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (md. 282), devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma (md. 302), devlete karşı savaşa tahrik (md. 304), Anayasa’yı ihlal (md. 309) şeklinde belirtilmiştir(6). Öte yandan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu (md. 8) ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda da (md. 19) tüzel kişiler için güvenlik tedbiri uygulanabileceği öngörülmüştür.
VI- GÜVENLİK TEDBİRİ KARARI VERİLEMEYEBİLECEK HALLER
Şirketler ve diğer özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasının, işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir (TCK md. 60/III). Örneğin şirket hakkında güvenlik tedbirinin uygulanması halinde çok sayıda kişi işsiz kalabilecekse veya iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından telafisi güç kayıplar meydana gelebilecekse, bu durumlarda mahkeme söz konusu maddedeki orantılılık ilkesine dayanarak yukarıda yer verilen güvenlik tedbirlerine karar vermeyebilir.
VII- SONUÇ
Ceza sorumluluğu şahsi olup, şirketler ve diğer özel hukuk tüzel kişileri hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar uygulanabilir. Şirketler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri TCK’nın 60. maddesinde düzenlenmiş olup, söz konusu maddede öngörülen güvenlik tedbirleri “kamu kuruluşlarınca verilen faaliyet izninin iptali” ve “müsadere” hükümlerinin uygulanmasıdır.
Mahkeme tarafından faaliyet izninin iptaline karar verilebilmesi için gereken şartlar, şirketin bir kamu kurumunca verilen izin çerçevesinde faaliyet göstermesi, suçla iznin kullanılması arasında nedensellik bağının bulunması, suçun şirketin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle işlenmiş olması ve bunlar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, suçun iznin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle kasıtlı olarak ve şirket yararına işlenmiş olması, kanunda ilgili suç tipinde “tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanacağına” ilişkin düzenlemenin bulunmasıdır. İkinci güvenlik tedbiri müsadere olup, TCK’nın 54 ve 55. maddelerindeki koşullar gerçekleşmiş ise o suçla bağlantılı olan eşya veya kazancın müsaderesine de hükmedilebilir.
TCK’nın değişik maddelerinde 40 suçla ilgili olmak üzere tüzel kişilere (şirketlere) özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği hükme bağlanmıştır. Şirketler ve diğer özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasının, işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda hakimin bu tedbirlere hükmetmeme yetkisi de mevcuttur.
*          Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişi
(1)         İsmail ERCAN, Ceza Hukuku, 3. Baskı, İkinci Sayfa Yayınları, İstanbul 2007, s. 394
(2)         A. Vedat DİLBEROĞLU, Ceza Hukukunda Güvenlik Tedbirleri, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı Ceza ve Ceza Usul Hukuku Bilim Dalı, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2007, s.123
(3)         Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük; 20.03.2006 tarih ve 2006/10218 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilmiş ve 06.04.2006 tarih ve 26131 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(4)         Mehmet Emin ARTUK-Ahmet GÖKÇEN, A Caner YENİDÜNYA, Yeni TCK’ya Göre Hazırlanmış Ceza Hukuku Genel Hükümler, 2. Cilt, Turhan Kitabevi, Ankara 2009, s.1560-1561; ÖZBEK- BACAKSIZ, s.620-621; İsmail MALKOÇ, Açıklamalı İçtihatlı 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu, 1. Cilt, 3. Baskı, Malkoç Yayınları, Ankara 2008, s.495
(5)         MALKOÇ, age, s.494
(6)         MALKOÇ, age, s.494
(7)         www.ceza-bb.adalet.gov.tr/makale/187.doc
 
 
 

    Yorumlar

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV