banner73
16 Aralık 2017 Cumartesi

'Kıdem tazminatı iş barışını olumsuz etkiliyor'

VAZGEÇİLEN ALACAK KAVRAMI VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

28 Şubat 2011, 12:27
VAZGEÇİLEN ALACAK KAVRAMI VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
İlhan Çetin
Yazar:İlhan ÇETİN*
Yaklaşım / Şubat 2011 / Sayı: 218
 
I- GİRİŞ
Vazgeçilen alacak kavramı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 324. maddesinde hüküm altına alınmış olup, madde hükmünde ise; konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacak olarak ifade edilmiştir. Söz konusu kavram kelime anlamı ile her ne kadar alacaklı kişi ve/veya kurumu çağrıştırsa da, esas itibariyle borçlu olan kişi ve/veya kurumu ilgilendiren bir kavramdır. Zira konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacak, alacaklısı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)’nun 322. maddesinde ifade edildiği üzere değersiz alacak niteliğindedir.
Bundan dolayı konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacağa ilişkin olarak bu alacağın nasıl değerlendirilmesi gerektiği ve nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiği bu çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır.
II- VAZGEÇİLEN ALACAKLARA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME
Vazgeçilen alacaklara ilişkin olarak yasal düzenleme 213 sayılı VUK’un 324. maddesinde ifade edilmiş olup, söz konusu madde de, “Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına aktarılır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklonulur”hükmü yer almaktadır.
213 sayılı VUK’un 324. maddesinde hüküm altına alınan vazgeçilen alacak kavramı, esas itibariyle borçlu tarafı ilgilendirmekte olup, madde hükmünden de anlaşılacağı üzere borçlunun söz konusu vazgeçilen tutarı nasıl değerlendirmesi gerektiğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Zira alacaklı yönünden artık tahsili mümkün olmayan alacaklar, 213 sayılı VUK’un 322. maddesinde ifade edildiği üzere değersiz alacak olarak nitelendirilmekte ve bilanço esasına göre defter tutan mükellefler söz konusu tutarı zarar, işletme hesabına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu tutarı gider yazmak suretiyle yok etmektedirler. Ancak söz konusu tutarların sermayede meydana gelen azalma niteliğinde olduğundan dolayı, dönem sonunda Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dönem matrahlarına ilavesi gerekmektedir. Haliyle alacaklısı yönünden zarar/gider kabul edilen tutarların, borçlusu yönünden kâr/zarar olarak hesaplara intikali gereklidir.
Bir alacağın vazgeçilen alacak olarak değerlendirilebilmesi için, söz konusu alacağın alacaklısı tarafından konkordato ya da sulh yoluyla tahsilinden vazgeçilmesine bağlıdır. Konkordato, ödeme kabiliyeti azalan bir borçlunun alacaklıları ile anlaşmak suretiyle borcundan kısmen kurtulmasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olan konkordato, elinde olmayan sebeplerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir.  Borçlunun hazırlamış olduğu konkordatonun hüküm ifade edebilmesi için, alacaklıların en az 2/3’ünün söz konusu konkordato teklifini kabul etmesi gerekir(1). Konkordato sözleşmesi ticaret mahkemesinin tasdikine tabi olduğundan dolayı, söz konusu sözleşmenin inandırıcılığından ve resmi bir evrak olarak sayılmasında kanunen herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
Buna karşılık alacaklı tarafın alacağından sulh yoluyla vazgeçilmesinde ise, söz konusu sulhnamenin inandırıcılığı ve ispatı açısından gerekli olan düzenlemelere 284 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğ’de yapılan düzenleme ile, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenecek olan sulhnamenin herhangi bir muvazaa içermemesi ve noter huzurunda yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu şartları taşıyan sulhnamelere bağlı olarak alacaklının tahsilinden vazgeçtiği tutarlar ile ilgili olarak, borçlu taraf vazgeçilen alacak hükümleri çerçevesinde hareket edebilecektir.
Buna göre gerek konkordato gerekse sulh yoluyla alacaklısı tarafından tahsilinden vazgeçilen alacak tutarının, borçlunun yasal defterlerinde özel bir fon hesabında 3 yıl süre ile tutulması gerekmektedir. Söz konusu fon hesabında tutulan tutarı borçlu 3 yıl içerisinde zararla itfa etmek zorundadır. 3 yılın sonunda söz konusu tutarı zararla itfa edemediği durumda ise, zarar ile itfa edilemeyen kısmı kâr/gelir olarak yazmak zorundadır.
Ayrıca 3 yıl içerisinde, işin terk, tasfiye, devir, birleşme ve ölüm halinde fon hesabında yer alan tutarın ilgili dönem matrahlarına kâr/gelir olarak ilave edilmesi gerekmektedir.
III- VAZGEÇİLEN ALACAKLARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
Yukarıda yer alan bölümde ayrıntıları ortaya konulmaya çalışılan vazgeçilen alacak kavramı esas itibariyle borçlu şahıs ya da kurumları ilgilendiren bir kavramdır. Zira vazgeçilen alacak kavramı, alacaklı açısından değersiz alacak hükmündedir. Bundan olayı vazgeçilen alacaklarla ilgili olarak yapılması gereken muhasebe kayıtları borçlu şahıs ya da şirketlerin yasal defterlerinde yapması gerekmektedir.
Örnek: (C) Ltd. Şti. 2007 hesap döneminde (Z) Ltd. Şti’ne 50.000 TL tutarında mal satmıştır. Ödeme güçlüğüne düşen (Z) Ltd. Şti. aynı yıl içinde konkordato ilan etmiştir. Konkordato anlaşması ile (C) Ltd. Şti. alacağın 20.000 TL’lik kısmının tahsilinden vazgeçilmiştir. Vazgeçilen 20.000 TL (C) Ltd. Şti. açısından değersiz alacak (Z) Ltd. Şti. için ise üç yıl süre ile pasifte bekletmesi gereken kârdır. Bu işleme ilişkin olarak (Z) Ltd. Şti.’nin yapması gereken muhasebe kayıtlarının aşağıdaki gibi olması gerekmektedir.
––––––––––––31.12.2007–––––––––
320- Satıcılar
20.000
 
         549- Özel Fonlar
 
20.000
Vazgeçilen Alacaklar
 
–––––––––––––––––/––––––––––––
(Z) Ltd. Şti. 2008 hesap döneminde 7.000 TL zarar etmiştir. Buna ilişkin muhasebe kayıtları ise:
––––––––––––31.12.2008–––––––––
549- Özel Fonlar
7.000
 
Vazgeçilen Alacaklar
 
 
         690- Dönem Kâr/Zararı
7.000
–––––––––––––––––/––––––––––––
(Z) Ltd. Şti. 2009 hesap döneminde 10.000 TL zarar etmiştir. Buna ilişkin muhasebe kayıtları ise:
––––––––––––31.12.2009–––––––––
549- Özel Fonlar
10.000
 
Vazgeçilen Alacaklar
 
 
         690- Dönem Kâr/Zararı
10.000
–––––––––––––––––/––––––––––––
(Z) Ltd. Şti. 2010 hesap döneminde 5.000 TL kâr etmiştir. Buna ilişkin muhasebe kayıtları ise:
Vazgeçilen alacağın fon hesabında tutulması gereken süre 3 yıl ile sınırlı olduğundan dolayı, 3. yılın sonunda kişi ya da kurum ister kâr ister zarar etsin, fon hesabında kalan tutarın dönem kâr/zarar hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir.
––––––––––––31.12.2010–––––––––
549- Özel Fonlar
3.000
 
Vazgeçilen Alacaklar
 
 
         690- Dönem Kâr/Zararı
3.000
–––––––––––––––––/––––––––––––
IV- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 324. maddesinde düzenlenen vazgeçilen alacaklar, konkordato ya da sulh yoluyla alacaklının tahsilinden vazgeçmiş olduğu tutar ile ilgili olarak, borçlu kişi ya da kurum vazgeçilen tutarı 3 yıl süre ile pasifte özel bir fon hesabında tutmak ve söz konusu tutarı 3 yıl süre ile zarar ile itfa etmek, bu süre sonunda itfa edilmeyen kısmın kalması durumunda ise, itfa edilmeyen kısmın 3. yılın sonunda kâr/gelir hesaplarına devri gerekmektedir.
Ayrıca 3 yıl içerisinde işin terk, tasfiye, devir, birleşme ve ölüm halinde ise, fon hesabında yer alan tutarın ilgili dönem matrahlarına kâr/gelir olarak ilave edilmesi gerekmektedir.

    Yorumlar

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV